Sayin Baskan, degerli milletvekilleri;

Anayasa degisikligini ihtiva eden kanun teklifinin  13.üncü maddesi üzerine sahsim adina söz almis bulunuyorum. Sözlerime baslamadan evvel, Anayasa'nin ilk üç maddesinin degistirilemeyecegi,degistirilmesinin teklif dahi edilemeyecegi hususunda grubumuzun ve sahsimin asla bir sorunu yoktur, bunu Sayin Basbakanimiz da az önce ifade etmislerdir.

Ilgili maddeye eklenen fikrayla savas hali ve disiplin suçlari hariç asker kisilerin yargilanmasi artik sivil mahkemelerle mümkün olacaktir.

Degerli milletvekilleri, yargida teklik esastir. Çok açiktir ki askeri mahkemeler darbelerin birer ürünüdür. Türkiye'deki gibi kita mahkemelerinden yüksek mahkemelere kadar askerî mahkemeler dünyanin hiçbir demokratik, gelismis ülkesinde mevcut degildir. Siyasi tarihimizde darbeler sonrasi ne yazik ki bu mahkemeler ya artirilmis ya da yetkileri çogaltilmistir. Askerî mahkemeler 1980'den bu yana tartisilmaktadir. Bu konu tüm siyasi partilerin ittifak ettigi konulardan biridir.

Daha önce yapilan bazi düzenlemelerle bu mahkemelerin yetkileri zaman zaman daraltilmistir.Sayin Baskan, degerli milletvekilleri; Anayasa Komisyonunun 20 Aralik Sali günü ilk toplantisindan itibaren bugüne kadar tüm görüsmeleri ve konusmalari, iktidar, muhalefet tüm temsilcilerin ifadelerini dikkatle ve özenle dinledim. Siyaseti konjonktürel yapmak gelecek nesillere birakilacak mirasi yemektir. Siyasetçi vizyoner olmalidir, köklerine öz güvenle siki siki sarilrrken yeni gerçekleri göz ardi etmeden gözlerini ufka dikmelidir. Ayni argüman ve metinleri tekrar tekrar kullanmak sadece kisir siyaseti pekistirir ve vesayetçilerin isini kolaylastirir. 5 Mayis 1960'ta Kizilay'da askerî solcu ögrenciler Demokrat Parti ve Menderes için hangi slogani kullandiysa ne yazik ki bugün bazi muhalefet temsilcileri ayni slogani kullanmaktadir. 

Efendiler, yil 2017, 2017! 1960'in askerî-sivil iç içe girmis vesayetçi zihniyeti ve ürünleriyle 21. yüzyili idrak edemeyiz. Degerli milletvekilleri, 1961 ve 1982 anayasalari millete güvensizligi esas almaktadir. Millete güvensizlik içinde olanlar içerikten uzaklasarak kasitli olarak rejim tartismalarini açtigini ne yazik ki üzüntüyle izliyorum. Türkiye'nin rejim sorunu yoktur, Sayin Basbakanimizin vurguladigi gibi "Bu konu 1923 yilinda bitmistir". Cumhurbaskanligi sistemiyle geçmis pratiklerden yola çikilarak isabetli bir hukûmet modeli sunulmaktadir.

Sayin Baskan, degerli milletvekilleri; son on dört yil boyunca eski aliskanliklar ile her bir buçuk iki yilda bir suni krizler çikartilmis, AK PARTI'nin kurucu lideri, milletin seçtigi ilk Cumhurbaskani Recep Tayyip Erdogan'in feraseti ve basireti, aziz milletimizin destegi ve güveniyle bu krizler asilmistir. Takdir edersiniz ki her zaman böyle bir lider gelmez. Kisiye özel düzenleme iddialari tamamen yanlistir. Sistemi koruyan, kriz tellallarini tarihe gömen tam aksi bir düzenleme yapilmaktadir.

Degerli milletvekilleri, Sayin Cumhurbaskanimiz seçim kampanyasinda sik sik sadece temsil görevi yapmayacagini, Anayasa'dan aldigi görevleri ve yetkileri tam olarak kullanacagini ifade etmistir. Milletimiz de ona bu vaadini yerine getirmesi için oy vermistir. Ayni zamanda AK PARTI olarak girdigimiz bütün seçimlerde vesayetçi anayasadan kurtulmak gerekliligini seçmenimize her defasinda ifade ettik ve seçmenimiz bütün seçimlerde bunu bilerek bize oy verdi ve her seçimde AK PARTI'yi birinci parti olarak çikardi. Bundan dolayidir ki bu degisikligi çok yakindan takip etmekte ve izlemektedir.

Sayin Baskan, degerli milletvekilleri; milletten korkan, milleti ayristiran, statükocu, bagnaz, yobaz yaklasimlar siyasete deger katamaz. Bu aziz millet bizden kendi gerçeklerini iyi bilen, yeni sorun ve beklentileri karsilayan çagdas bir siyasi yaklasim beklemektedir. Biz AK PARTI olarak, Malazgirt'te Alparslan'in, Istanbul'un fethinde Fatih'in, millî mücadelede Nene Hatun'un kararliligi kadar kararli, azimli ve inançliyiz.  Aziz Türkmilleti bizden bunu beklemektedir.

Bu duygu ve düsüncelerle yüce heyetinizi saygiyla selamliyorum.

 Ayse KESIR

AK PARTI Düzce Millet Vekili