Sayin Baskan, degerli milletvekilleri;

15 Mayis itibariyla baslayan Aile Haftasi nedeniyle gündem disi söz almis bulunuyorum.
    Sosyal ve beserî sermayeyi güçlendirebilmek için kadim ve köklü dogrular isiginda, zamanin ruhuna uygun yeni gerçeklerle yeni söylem gelistirmeye önce aileden baslamamiz gerekiyor çünkü aile insan ve toplum arasindaki en önemli köprüdür. Aile, mahiyeti ve yapisi bakimindan tarih boyunca tüm toplumlarda degisime ugramistir. Siyasal ve ekonomik hayatin zamanla gelisimi, sosyokültürel degisimler, yapisi ve kapsami itibariyla aile olgusunda degisimlere yol açmistir.
    Hemen tüm sosyal konu ve sorunlarda oldugu gibi aile konusunda da toptanci yaklasimlarin çaresiz ve ayni kör noktadan baktigini görmekteyiz. Ailenin güçlenmesi ile kadin, erkek, çocuk, yasli bireyin güçlenmesi birbirinin alternatifi olmadigi gibi, kadin ve çocuk haklarini savunmak ile aile bütünlügünü savunmak da birbirinin alternatifi, hasmi, rakibi degildir.


    Sayin milletvekilleri, bundan tam bir yil evvel çalismasini tamamlayan Türkiye Büyük Millet Meclisi Aile Bütünlügünün Korunmasi Arastirma Komisyonu Ankara'da gerçeklestirdigi 19 toplanti, 9 il ziyareti, 2 yurt disi gezisinde 4 ülke ziyaretiyle 500'ü askin kurum ve kisiyi dinlemistir. Ailenin yasadigi sorunlari sadece bosanmanin neden ve sonuçlariyla sinirli tutamayiz. Sehirlesme, göç, ekonomik sartlar, siddet, bagimlilik, varsa ailedeki engelli ve yasli bireyin durum ve sartlari, saglik, egitim ve istihdama erisim, konut politikalari, iletisim, ulastirma, medya ve benzeri pek çok konu aileye ait konularin tam da ortasindadir.
    Komisyonumuzun bu çerçevede hazirladigi rapor sizlerle paylasilmistir. Bu vesileyle, Sayin Meclis Baskanimiz Ismail Kahraman basta olmak üzere Komisyon üyelerimize, yüce heyetinize ve emegi geçen herkese tekrar tesekkür etmek istiyorum.
  

  Degerli milletvekilleri, saglikli aile, sosyoekonomik yapisi ne olursa olsun kendi içinde hak ve görevlerin dengesini kurmus ailedir. Güçlü aile ise çözüm üretme kapasitesi olan aile. Diger yandan, ülkemizde genis ailelerin gittikçe azaldigini ve çekirdek ailelerin hizla arttigini bilmekteyiz. Ama uzmanlarimiz sunu ifade etmektedir: Türkiye'de olusan çekirdek aile yapisi kendi içinde, sosyoekonomik sartlari ne olursa olsun, hizmet alisverisi devam eden ailelerdir ve buna "çekirdek aile agi" diyor uzmanlarimiz. Aslinda bu da degisim ve dönüsümü yönetmenin Türk modelidir bize göre.
  

  Degerli milletvekilleri, evlenmelerle birlikte son dönemde bosanmalar da azalmaktadir. Bosanmalarda mal paylasimi ve velayet konusunda olan ihtilaflar ne yazik ki bosanma süreçlerinin çekismeli ve çatismali geçmesine neden olmaktadir. Ne yazik ki hâlâ ülkemizde, velayeti alamayan taraf çocuguyla kisisel iliski tesis etmek istediginde ihtilaf oldugunda icra dairesi marifetiyle çocuguyla görüsmekte, halk arasinda "çocuk icrasi" denen uygulama ne yazik ki devam etmektedir.
   Eger aile yapimiz ve aileye ait sorunlarin çözümüyle ilgili bir öneride bulunacaksak, ilk olarak yapmamiz gereken sey, çekirdek aile agini güçlendirecek ürün ve hizmetlerin etkin ve kolay ulasimini saglamak olacaktir. Aile canli bir sistemdir ve her ailenin yapisi farklidir. Birey ve aile dengesini koruyan, bütüncül bakis açisini içeren bir paradigma degisimine ihtiyacimiz oldugu asikârdir.
   

 Degerli milletvekilleri, aile olmak sadece ihtiyaç analizleri üzerinden tanimlanamaz. Aile olmak bir evde görev cetvelini paylasmak degildir. Sadece evi, odalari, bütçeyi, ev içi görevleri paylasarak aile olamayiz. Yeni kavramlar ve yeni kodlarla konusmaliyiz. Kendimiz için istedigimizi baskasi için istemedikçe gerçek bir aile olamayiz, her evliligi aile yapamayiz. Sevgi, muhabbet, güven, empati, vicdan, hasili iyilik ve insanlik olmadan evlilikleri aile yapmamiz mümkün degildir.
    Bu duygu ve düsüncelerle yüce heyetinizi saygiyla selamliyor, yaklasan 19 Mayis Gençlik ve Spor Bayrami'mizi da yürekten kutluyorum.