Sayin Baskan, Degerli Milletvekilleri,

Aile Bütünlügünü Olumsuz Etkileyen Unsurlar ile Bosanma Olaylarinin Arastirilmasi ve Aile Kurumunun Güçlendirilmesi Için Alinmasi Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amaciyla Kurulan Meclis Arastirmasi Komisyonu Raporu üzerine grubum adina söz almis bulunuyorum.  

 

Degerli Milletvekilleri,

Komisyonumuz TBMM’de bulunan 4 partinin ortak karariyla kurulmus, 14 Ocak 2016 tarihinde çalismalarina baslamistir.  Tüm çalismalarimizi ve önerilerimizi içeren Rapor da 14 Mayis 2016 tarihinde baskanlik makamina sunulmustur.

 

Degerli Milletvekilleri,

Hiçbir sosyal sorun digerinden ayri düsünülemeyecegi gibi, bosanmalar ve/veya ailenin yasadigi sorunlar, aile içi iletisim, ergen iletisimi, medya kullanimi, saglik sorunlari, çatisma çözümü, ekonomik sebepler, siddet, bagimlilik,  vb. basliklardan ayri düsünülemez. Bundan dolayidir ki komisyon olarak zor olani seçtik, kapsamli, bütüncül ve disiplinler arasi bir çalismayi, verilen süre içinde tamamlamaya gayret ettik.

 

Sayin Milletvekilleri,

Aile, insan ve toplum arasinda bir köprüdür. Hem etkilesim agi hem de kurum olarak nitelendirilmektedir. Bu nedenle, saglikli ve güçlü aile,  saglikli ve güçlü bireyler ve toplum demektir. 

 

Mahiyeti ve yapisi bakimindan aile, tarih boyunca tüm toplumlarda degisime ugramistir. Siyasal ve ekonomik hayatin zamanla gelisimi, sosyo-kültürel degisimler,  yapisi ve kapsami itibariyle aile olgusunda da degisimlere yol açmistir.

        30 yili askindir alanda alisan biri olarak sunu ifade etmek isterim ki;

Ailenin güçlenmesi ile kadin, erkek, çocuk, yasli bireyin güçlenmesi birbirinin alternatifi degildir. Ayni sekilde kadin ya da çocuk haklarini savunmakla aile bütünlügünü savunmak da birbirinin alternatifi degildir.

4 aylik görev süresi içinde, Komisyon çalismamizda, aile birliginin korunmasi ve bosanma olaylarini; aile kurumunu olusturan esler, çocuklar kadar aile büyükleri, kardesler, yakin akrabalarin etkileri gibi bütün unsurlariyla bütüncül olarak ele aldik. Ailenin her bir üyesinin yasadigi sorunlar, çözüm önerileri ve koruyucu önleyici tedbirler de bu sebeple çalismalarimizda ele alinmistir.

 

Degerli Milletvekilleri;

Komisyonu çalisma süresince,

  • Arastirma ve incelemeler kapsaminda 19 toplanti yapilarak, bakanlik birimi veya kamu kurumlarindan çok sayida uzman ve bürokrat ile sivil toplum kurulusu temsilcisi, akademisyenler, magdur aile bireyleri, örnek aileler ve medya profesyonellerinin görüsüne, tanikligina ve uzmanligina basvuruldu.

 

  • Farkli bölgelerden 9 il ziyareti, 2 yurt disi programi ile 4 ülke ziyareti gerçeklestirilerek yerinde incelemeler yapildi. Tüm bu toplantilarda 500 ü askin kisi ve kurum dinlendi.

Komisyonumuz, arastirma alanina giren hususlari, yalnizca olumsuz örnekleriyle degil, olumlu rol modellerini de dinleyerek incelemistir. Bu kapsamda çalisma ziyaretlerimizde bazi ailelerin evlerine konuk olduk. Saglikli ve güçlü bir aile olma deneyimlerini dinledik. Yurt disindaki vatandaslarimizin bulunduklari ülkelerde yasadiklari deneyimler de komisyonumuza katki sagladi.

Çalismalarimiz esnasinda, aileyi sorunlarla degil, çözümlerle gündem yapmak temel gayemiz oldu. Bu anlamda, aile kurumunun güçlendirilmesinin, bireyin ve ailenin çözüm üretme kapasitesinin artirilmasiyla mümkün oldugunu gördük. 

Sayin Baskan Degerli Milletvekilleri,

Komisyon çalismalarimiz 3 ana bölümde degerlendirebilir

  1. Aile yapisinin güçlendirilmesi, degisim ve dönüsümün zamanin ruhuna uygun olarak yönetilmesinin için gerekli araç ve yöntemler,
  2. Ailenin karsilastigi sorunlar ve çözüm önerileri,
  3. Bosanma süreci ve bosanma sonrasinin çatisma çözümü yaklasimiyla saglikli yönetilmesi.

 

 

 

 

Komisyon çalismamiz süresince, aile bütünlügünü etkileyen unsurlar ailenin çözüm üretme kapasitesi, isgücü piyasasi, is ve aile yasaminin uyumlastirilmasi, medya ve aile, özel gereksinimli bireylerin ihtiyaçlari, aileye destek mekanizmalari, hukuksal uygulamalar, yurt disinda yasayan ailelerin sorunlari, ayri ayri basliklarla ele alinmistir.

Degerli Milletvekilleri,

Alanda uzun zamandir çalisan uzman görüsleri ve yapilan arastirmalar göstermistir ki Türk Aile yapisi geçirdigi degisim ve dönüsümde bazi sorunlar yasamakla birlikte dünyada hala güçlü, saglikli yapilardan biridir.

Saglikli bir ailede haklar kadar görevler de önemli yer tutar. Kadin, erkek, çocuk, yasli tüm aile bireylerinin haklari kadar, (durum sartlara göre degisse de) sorumluluklari da vardir. Güçlü bir ailede, aile bireyleri çözüm için ortak gayret gösterirler.

 

 

Diger yandan, sehirlesme ve göç basta olmak üzere genis aile yapimiz hizla yerini çekirdek ailelere biraksa da, Türkiye’de Kuzey Avrupa ülkelerindeki gibi atomize bir çekirdek aileden bahsedilmemektedir. Ülkemizde Sosyo-ekonomik yapisi ne olursa olsun, çekirdek aileler arasinda ‘hizmet alisverisi’ ne mutlu ki hala devam etmektedir.

Uzmanlarin ‘Çekirdek Aileler Agi’ dedikleri bu yapi aslinda degisimi yönetmenin Türkiye’deki adidir. Aileye iliskin koruyucu önleyici tedbirler noktasinda, ‘Çekirdek Aileler Agi’ arasindaki etkilesimi, iletisimi tesvik eden öneriler raporumuzda tüm detaylari ile siralanmistir.

Degerli Milletvekilleri,

Simdi sizlere Komisyon çalismalarimiz süresince tespit ettigimiz sorunlar ve çözüm önerilerine iliskin bazi bilgileri süremiz elverdigince aktarmak istiyorum.

•       TBMM’de yasama faaliyetlerinde aile politikalarinin bütüncül bir sekilde ele alinmasi için Aile konusunda faaliyet gösteren müstakil bir ihtisas komisyonunun kurulmasi önerilmektedir.

  • Türkiye Aile Yapisi Arastirmalari sonuçlarina göre; ailelerin en fazla iletisim konusunda sorun yasadiklari ortaya çikmis, bu alanda yapilmasi gereken çalismalara ihtiyaç oldugu anlasilmistir.

 

  • Aile bireyleri sorunlarini konusarak degil sessiz kalarak, küserek ifade etmektedir. Bu durumda sorunlar çözülememekte, aile çözümün degil sorunun merkezi haline gelmektedir. Aileyi güçlendirmek ve sorun çözme kapasitesini gelistirmek amaciyla devam eden Aile Egitim Programlarinin ve Aile Danismanligi hizmetinin yayginlastirilmasi önem arz etmektedir.

 

  • Aile bütünlügünü etkileyen kadina yönelik siddet konusunda degisen ihtiyaçlara göre hukuksal düzenlemeler yapilmasi gerektigi anlasilmaktadir. Türkiye, AK Parti döneminde Istanbul Sözlesmesini ilk imzalayan ve parlamentosundan ilk geçiren ülke olarak 6284 sayili Kanun, kadina yönelik siddetle mücadeleyi kapsamli bir sekilde ele almistir.

Okulda, sporda da görülen siddet egilimini azaltici, koruyucu önleyici tedbirleri arttirmaya yönelik bütüncül çalismalar yapilmali, siddetle mücadele, siddet kolluk ve yargiya intikal ettikten sonra yapilan islemler, cezai müeyyidelerle sinirli kalmamalidir. Bu anlamda MEB, ASPB, Yerel Yönetimler, Medya Hizmet Saglayicilari vb. ilgili kurumlarin esgüdümlü çalismasi önem arz etmektedir.

  • 6284 sayili Kanunun uygulanmasi sirasinda karsilasilan bazi sorunlarin, (mesela koruma tedbir kararlarinin izleme degerlendirmesi vb.) mevzuat düzenlemesine ihtiyaç vardir.

 

  • Kadin yoksullugu, kadina yönelik siddet ve erken yasta evliliklerin azaltilmasinin en önemli yolu kadinin egitim ve istihdama erisiminin daha da arttirilmasidir. AK Parti hükümetleri döneminde 81 ilde açilan üniversiteler, zorunlu egitimin 12 yila çikmasi ile özellikle kiz çocuklarinin okullasmasinda dünyaya örnek önemli bir mesafe alinmistir.

 

 

 

Degerli Milletvekilleri,

 

Ülkemizde bosanma süreci ve sonrasinin çatismali geçtigi göz önünde bulundurularak, komisyon çalismamizda bu konuda da çesitli düzenlemeler yapilmasi önerilmistir.

 

 

  • Bosanma sürecinde eslerin ve varsa çocuklarin olumsuz etkilenmemesi amaciyla sürecin çatisma çözümleyici bir perspektifle ele alinmasi gerekmektedir.

Komisyon çalismalari sirasinda görülmüstür ki, bosanma sürecinde özellikle varsa velayet ve mal paylasimi konularinda çatisma daha da derinlesmektedir. Esler bosanmis olsalar da çocuklari varsa ebeveyn sorumluluk ve haklari devam etmektedir. Çocugun yüksek yarari gözetilerek, bosanma sürecinin saglikli götürülmesi önem arz etmektedir. Siddet sikâyetleri hariç halen uygulanan Bosanma Süreci Danismanliginin yayginlastirilmasi önem arz etmektedir.

 

 

Diger yandan, dünya örneklerinde de oldugu gibi siddet sikâyetleri hariç bosanma sürecinde velayet ve mal paylasiminda Aile Arabuluculugu konusunun çalisilmasi raporumuzda önerilmektedir. Yakin zamanda, Adalet Bakanligi Arabuluculuk Dairesi’nin Avrupa Konseyi ve ilgili tüm taraflarla bu konuyu çalismaya baslamasi ve aldigi mesafe memnuniyet vericidir.

 

Degerli Milletvekilleri,

  • Hiçbir çocuk anne veya babasi ile icra dairesi araciligiyla görüsmeyi hak etmemektedir. Bosanma süreci ve sonrasinda ebeveynler çocuklarin velayeti konusunda da sorun yasayabilmektedir. Çocuk teslimi ve çocukla sahsi iliski tesisine yönelik mahkeme kararlarinin yerine getirilmesinin, icra müdürlükleri araciligiyla yapilmasinin taraflar arasindaki gerginligi artirdigi, çocugun ve taraflarin manevi olarak zarar görmesine neden oldugu anlasilmaktadir.

 Halk arasinda “Çocuk Icrasi” olarak bilinen bu uygulama icra dairelerinin görev alindan çikartilmasi gerekmektedir. Bu konuda üzerinde çalisilan düzenlemenin,  magduriyetleri gidermesini temenni ediyoruz.

 

  • Evlilik sona erdikten sonra aile konutu serhinin kaldirilmasina iliskin açilan davanin idari bir islem sayilmasi konusunda düzenleme yapilmasi önerilmektedir.

 

 

  • Bosanma sonrasindaki süreçte, özellikle issizlik problemi yasayan ve herhangi bir mesleki tecrübesi olmayan bosanmis bireyler için özel politika uygulanmasi önemlidir. Is ve meslek danismanligi hizmetlerinin, SÖNIM’lerde oldugu gibi, kadin konukevlerinde de sunulmasi önerilmektedir.

 

  • Bagimlilik, ihmal, istismar ve siddet aile hayatini olumsuz etkileyen sorunlar olarak karsimiza çikmaktadir. Bagimlilik madde ve teknoloji/internet bagimliligi, sans oyunlari, kumar, siddet gibi davranis bagimliligi sekilde degerlendirilmektedir. Bagimlilik tedavisine iliskin merkezlerin nitelik ve nicelik olarak yeniden degerlendirilmesi önerilmektedir. Ancak esas önem arz eden husus bagimlilikla mücadelede koruyucu önleyici çalismalarin yayginlastirilmasidir.

 

  • Ülkemizde yapilan arastirmalar, aile üyelerinin en fazla televizyon karsisinda zaman geçirdigini göstermektedir. Bu nedenle raporda medyanin aile üzerindeki etkisi detayli bir sekilde ele alinmistir. Televizyonun yani sira, sosyal medya da aile hayatini etkileyen unsurlardandir.

Sosyal medya bagimliligi aile içi iletisimi olumsuz etkilemekte, aile bireyleri internette fazla zaman geçirmeye basladikça yüz yüze iletisimde kopukluklar olmaktadir. Medya ve sosyal medya okuryazarliginin küçük yaslardan itibaren kazandirilmasi önem arz etmektedir.

  • Medya ve aile iliskisinde unutulmamasi gereken en önemli unsur, ister kamu ister özel sektör olsun, tüm medya kuruluslari kamu hizmeti vermektedirler ve topluma karsi sorumludurlar. Ayrica medyanin bir sosyal ögrenme araci oldugu ispatlanmistir ve bundan dolayidir ki diziler, filmler ve programlarda olumsuz rol modellere yer verilmemesi, aileye iliskin olumlu mesajlar verilmesi için sorumlu yayincilik önem tasimaktadir.

 

 

 

 

 

Degerli Milletvekilleri,

 

  • Kamu hizmetlerinin, kurgu, planlama ve uygulamalarinda ‘Aile Dostu Politikalar’ perspektifine geçilmesine, bütüncül bir yaklasimla, farkindalik, zihniyet dönüsümü yasanmasina ve koruyucu önleyici tedbirlerin arttirilmasina ve yayginlastirilmasina ihtiyaç bulunmaktadir.

Raporumuzda önerilen, bu politikalarin bir ayagi olan ‘aile dostu’ medya yapimlarin tesvik edilmesi hususu 690 sayili KHK ile düzenlenmesi de sevindirici bir gelismedir.

 

 

  • Yapilan arastirmalarda da görüldügü üzere ülkemizde dogurganlik orani düsmekte, ilk dogum yasi yükselmektedir. Isgücü piyasasinda aile bütünlügünü etkileyen unsurlarin azaltilmasi amaciyla is ve aile yasaminin uyumlastirilmasi konusunda çalismalar devam etmelidir. Konuyla ilgili yasal çalismalarin yani sira hem kadinlar hem erkekler hem de toplumun genelinde zihniyet dönüsümüne de ihtiyaç vardir.

 

  • Ekonomik nedenler, egitim sürecinin tamamlanmasi ve kariyer endisesi nedeniyle evlilik sürecinin ertelendigi ve evlenme yasinin sürekli yükseldigi görülmektedir. Bu gerekçeler ile evliligin ertelenmemesi için, yüksekögrenim sirasinda evlenen gençlerin burs imkânlarinin arttirilmasi ve alternatif barinma imkânlarinin olusturulmasi önerilmektedir.

 

  • Engelli ve yasli bireylere ait sorunlar bireysel boyutta kalmamakta, aileye ve topluma da etki etmektedir. Engelli bireylerin haklari ilk kez AK Parti hükümetleri döneminde 2005 yilinda yasalasmistir.

 

 

Evde bakim yardimi, engelli maasi, rehabilitasyon destegi, yatili ve gündüzlü bakim hizmetleri, engelleri bireylere yönelik baslica sunulan hizmetlerdendir. Engellilere yönelik hizmetlerde paradigma degisimi yapilmistir. Raporumuzda bundan sonraki süreç için, engellilik türüne ve ihtiyaca göre ihtisaslasmis programlarin ve hizmetlerin yayginlastirilmasi önerilmektedir.

 

  • Yasli bireylerin %60’i çocuklariyla birlikte hayatlarina devam etmek istemektedir. Ailelerin birlikte yasamasini kolaylastiracak, mahremiyeti ve özel hayatin gizliligini gözeten “Aile Dostu Konut Politikalari” önerilmektedir. Bu ayni zamanda çocuklarimizin dede ve ninelerinden mahrum kalmamasini da saglayacaktir.

Dedeler ve özellikle de nineler sözlü kültürün, mirasin aktarilmasinda en önemli aktörlerdir. Bu ayni zamanda çocugun ‘insanligina’ da büyük katki saglamaktadir.

 

  • Evinde ve çocuklari ile birlikte yasayan yaslilari da kapsayacak sekilde yasli bireylere yönelik “Gündüzlü Bakim Modeli” ve “Evde Saglik Hizmetleri” yayginlastirilmalidir.

Degerli Milletvekilleri

 

  • Yurt disindaki bosanma, miras gibi davalara iliskin kararlarin Türkiye’de hüküm ve sonuç dogurabilmesi için Türkiye’de tanima ve tenfiz karari açilmasi geregi yurt disinda yasayan vatandaslarimizin hayatini zorlastirmaktaydi. Bu konuya raporumuzda yer verilmisti. 690 sayili KHK ile yapilan tanima ve tenfiz düzenlemesi sevindirici bir gelismedir.

 

  • Komisyonumuzun degerlendirdigi konular elbette bunlarla sinirli degildir. Ayrica vatandaslarimizdan ve STK’lardan gelen pek çok konu ve sorun basligi da komisyonumuzca degerlendirilmistir.  Fiili birliktelik gerçeklesmemis evliliklerde ve/veya esit kusur olan bosanma davalarinin sonuçlari, dava süreleri ve bazi diger uygulamalar komisyonumuza iletilmistir.

 

  • Agir engelli çocugu olan terkedilmis ve bosanmis anneler, bazi uygulamalardaki magduriyetleri dile getirmislerdir. Bu ve benzeri pek çok konu raporumuzda yer almistir.

 

 

 

Degerli Milletvekilleri,

 

Aile canli bir sistemdir ve her ailenin yapisinin farkli oldugu bilinmektedir.  Dolayisiyla, ailenin varligini “güçlü ve saglikli” bir sekilde sürdürmesini amaçlayan, aileyi “sorunun degil, çözümün merkezi” olarak gören, “kadim dogrular ve yeni gerçekler”i dikkate alan bütüncül politikalar zamanin geregidir.

Sadece bir evi, duvarlari, odalari, bir bütçeyi, ev içi görevleri ya da 24 saati paylasmak degildir aile olmak... Ütüyü kimin yapacagi, çocugu okula kimin birakacaginin tanimlanmasi da degildir...

Evliligi sadece kadinin ve erkegin bugünkü ihtiyaçlari üzerinden tanimlarsak, bastan yanlisa düseriz. Ihtiyaç analizimiz degisince aile olmaktan vaz mi geçecegiz?

Artik, yeni kavramlar ve kodlarla konusmaliyiz. "Kendimiz için istedigimizi digeri için de istemedikçe" gerçek bir aile olamayiz.

Çözüm üretemesek de bazen, hatta anlamasak da dinlemek, dert ortagi olmaktir aile olmak... Zaman zaman fikir ayriliklarina düssek de, bir masada yemek yemek, hasta olana ilacini getirmek, "ayaktayken bir çay da bana koy" diyebilmektir aile olmak...

Kardesinin kiyafetini ödünç almak, küçük sirlarini paylasmak… "Merak edip beklemesinler" diye gecikecegini yüksünmeden arayip haber vermek, bireysel keyifler kadar birlikte yapilanlardan haz almaktir aile olmak... Araya yollar, sehirler girse de ayri olmamaktir aile olmak,

haklarimizi kutsarken, görevlerimizi de unutmamaktir aile olmak...

Degerli Milletvekilleri,

Komisyon raporunun, ailenin varligini “güçlü ve saglikli” bir sekilde sürdürmesini amaçlayan, aileyi “sorunun degil çözümün merkezi” olarak gören, “kadim dogrular ve yeni gerçekler”i dikkate alan bütüncül politikalar üretilmesi ve uygulanmasina vesile olmasini dilerim.

Komisyonumuzun çalismalarinin yürütülmesinde desteklerini esirgemeyen Basta Sayin Cumhurbaskanimiz Sayin Recep Tayyip Erdogan, Basbakanimiz Sayin Binali Yildirim ile Türkiye Büyük Millet Meclisi Baskani Sayin Ismail Kahraman’a;

Komisyonumuzun kurulmasina vesile olan önergeleri veren tüm imza sahiplerine ve komisyonun kurulmasini destekleyen parlamento üyelerine; komisyonda birlikte çalistigimiz tüm üyelerimize;

Komisyonumuza bizzat sunum yapan ve sorularimizi cevaplayan Aile ve Sosyal Politikalar ve Adalet Bakanlarimiza;

Komisyonumuza sunum yapan, bilgi, belge sunan ve çalismalarina katki saglayan tüm diger bakanlik ve kamu kurumlarina, sivil toplum kuruluslarina, akademisyenlere, medya ve sanat dünyasinin degerli temsilcilerine,  

Komisyon ziyaretlerinde bizleri evlerine kabul eden kiymetli ailelere, yurt içi ve yurt disi temaslarda desteklerini esirgemeyen yetkililere; komisyon çalismalarimizi izleyen basin mensuplarina, mesai mefhumu gözetmeksizin büyük bir emek ve gayretle çalisan komisyon uzmanlarimiza, meclis personeline ve onlarin ailelerine en içten tesekkürlerimi sunar, yüce heyetinizi saygiyla selamlarim.